Ephesus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ephesus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2015

Aşk Kanatları - Güneş Demirel // Kitap Yorumu


Kitap Adı: Aşk Kanatları

Yazar Adı: Güneş Demirel

Sayfa Sayısı: 464


Basım Yılı: 2014


Yayınevi: Ephesus Yayınları




Arka Kapak Yazısı
Bazı aşklar derin izler bırakır. Çekip gitmek yetmez unutmaya.

Kerem, gözlerinin içindeki ışıltıya yakalandığı an tutulmuştu Bade'ye… Bade aşktı… Hayattı… Nefesti… Ateşe dokunmaktı… Ona bakmak bile, ateşe âşık bir pervane gibi yanmayı kabul etmek demekti.

Bade her hücresiyle âşıktı Kerem'e… Hiç kimse onun gibi ürpertemezdi yüreğini, titretemezdi benliğini. Ancak Kerem'in korkuları, Bade'nin güvensizliği, ayrılığı davet etmişti aşklarına Ama ayrılmak, aşktan vazgeçmek değildi. Aşk bitmiyor, tutku dinmiyor, yürek söz dinlemiyordu…

Bade'nin yenemediği gururu ve vazgeçemediği inadıyla savaşabilecek miydi Kerem? Bir savaş mıydı ki aşk? Mutlu olmak için, diğer yarısının peşinden koşmalı mıydı insan? Susmak yerine, haykırmalı mıydı aşkı?

Duygusal olduğum zamanlarda bile okuduğum kitaplar beni ağlatmaz. Şimdiye kadar sadece Yüreğim Seni Çok Sevdi kitabını bitirirken ağladım. Bu kitabın sonlarında da bir iki damla aktı gözlerimden. Kendimi kitabın içine kattığım içindir sanırım.
Bade; üniversiteye başlamış, biraz donuk, içine kapanık, durgun bir karakterdir. Onun bu hali bir kişinin dikkatini çeker ve onun arkadaşı olmak için çabalar durur. En sonunda aralarından su sızmaz bir ikili olurlar.Gizem; Bade'nin ablalarına ek onlar kadar sevdiği arkadaşı, Bade'ye göre kızkardeşidir. Gizem de Bade'yi aynı şekilde sevmektedir. Kerem; Gizem'in abisi, kızlarla gönül eğlendiren yakışıklı bir genç. Ve romanı şekillendiren ana kahramanlardan.
Kerem Bade'ya aşık olmuştur. en başlarda kendisine bile kabul ettiremez ama kaçınılmaz gerçekten de saklanamaz. Kerem çok uğraştıktan sonra Bade'yi kendine aşık eder. Bu süreç kolay olmamıştır tabi. Bade, Kerem'e geçmişinden dolayı güvenmemekte haklıydı...
Velhasıl bizim çifte kumrular ilişkilerine başlarlar ama kötü bir tecrübe yaşamak zorunda kalırlar. Kerem okumak için İngiltere'ye gitmek zorundadır. Bade, Kerem'e doyamadan Kerem'in özlemiyle karşı karşıya kaldı. Bundan sonrasında daha da karmaşık bir hal alan olaylar yıllar sonra çözülebilecek miydi? 
Çünkü sonuçta Bade ilk ve tek aşkından ayrıldıktan yıllar sonra kızkardeşi Gizem'in düğünü için Türkiye'ye geliyordu. Gizem'in düğününde Bade olmasa olur muydu?
Evet . Bence okunulası bir kitap bu.

Aşık Kim? - Vefa Enver // Kitap Yorumu


Kitabın Adı:
Aşık Kim?
Yazarın Adı: Vefa Enver
Sayfa Sayısı: 552
Türü: Aşk
Baskı Yılı: 2014

Yayınevi: Ephesus
Arka Kapak Yazısı
Nehir; yirmi iki yaşına kadar ikiz kardeşi Irmak'ın ihtişamlı varlığının gölgesinde kalmış, sade ve duru güzelliğine tezat duygusal ve karmaşık kişiliğe sahip bir genç kız… "Biliyor musun, senin vakti gelince açacak bir gonca olduğunu düşündüm hep ve bence artık vakti geldi, Nehir. Bunu daha fazla uzatmanın anlamı yok. Kendine güvenmeli ve tüm güzelliğinle açmalısın. Ayrıca titreyip durmaktan da vazgeç. Bırak karşındakiler titresin."O iflah olmaz bir hayalperest, umutsuz bir romantik. Mükemmel erkeği bekleyecek kadar saf olmasa da, kendi için mükemmel olanı bekleyecek kadar inatçı ve kararlı… 

Bakışlarını gökyüzüne çevirip, umutla parlayan aya baktı. Ve kendi kendine mırıldandı. "Acaba bir gün kendi peri masalımın başrolünü oynayacak mıyım?" Fakat konu erkekler, daha doğrusu Mert olduğunda, tam anlamıyla inatçı ve sivri dilli cadının teki oluyor…"Ne kadar edepsizsiniz, Mert Bey!" "Elimde değil Nehir Hanım, sizi görünce edepli halimden eser kalmıyor!"

Mert; istediğini elde etmeye alışmış, genç, hırslı ve başarılı bir iş adamı. Aşka inanmayıp, evliliği aileler arasında bir çeşit iş anlaşması olarak görüyor... Evlilik, Mert için görevden başka bir şey olmayacaktı. Asla aşk evliliği yapmayacağını biliyordu. Zamanı geldiğinde, çıkarları doğrultusunda en uygun seçimi yapacağından şüphesi yoktu. Yine de önünde Nehir'e doyacağı uzun bir süre vardı. O, âşık olduğu kadına sahip olmak için her şeyi göze alabilecek derecede çılgın, ama onunla evlenmek istemeyecek kadar katı mantıkla hareket eden bir erkek…

"Ah, yani âşık olacak kadar özelim ama evlenecek kadar değil. Öyle mi? Neden? Yeterince zengin olmadığım için mi?" Mert'in Nehir'den vazgeçmeye niyeti yok. Nehir'in ise mükemmelden daha azına razı olmaya… Aşk, tutku, iniş ve çıkışlarla dolu bu ilişkideki çekişmeleri sonlandıracak hangisi olacak dersiniz? Aşk mı, mantık mı?

Nehir ve Irmak adında çift yumurta ikizlerinin ana kahramanı olduğu ama kitabın daha çok Nehir'e yöneldiği bir aşk romanı...
Nehir; esmer güzeli, özgüven eksikliği olan, anlayışlı, naif, mağrur bir aşk kızı. Evleneceği adam hayatının aşkı olmalı... Gönül eğlendirmek ona göre değil. 22 yaşına kadar hiç sevgilisi olmamış olmasından bunu çıkarabiliriz.
Irmak; beyaz tenli, evin küçük prensesi. Tuttuğunu koparan, zeki ve uyanık kız.
Mert; playboy gibi görünen ama özünde çocukluğunda yaşadığı sıkıntılardan dolayı aşktan korkan zengin bir ailenin tek oğlu. Buna rağmen başarısını kendi azmi ve zekiliği sayesinde elde etmiş yakışıklı bir genç.
Sezin; Nehir'in en yakın arkadaşı. Irmak'a mağlubiyetinin doğuştan olduğuna inanan arkadaşının özgüven deposu diyebilirim sanırım. Irmak'ın Nehir'e karşı tutumlarında sivri dilli olup Irmak tarafından veya başkaları tarafından Nehir'e gelen her türlü olumsuz eleştiriyi savuşturan kişi.
Oğuz; ikizlerin kuzeni.
Hikayemiz, Oğuz'un sevgilisi Beren, ikiz kuzenleri ve Sezin'i alıp hafta sonu boyunca devam edecek Mert'in düzenlediği yılbaşı partisi için arabada geçen konuşmalarıyla başlar.Bu konuşma abartılıydı sanki. Yani Irmak ve Sezin, partide olacak erkekleri paylaşıyorlardı. Kim kimi kapacak tarzında konuşmalar.Pembe dizi tadında ilerleyen kitapta yılbaşı partisinin maskeli olmasından mütevellit kimin kim olduğu kimin kimle ilgilendiği belli değilken, Oğuz gecenin sürprizini yapar.Ve bizim müzmin bekar Nehir'in hayatının dönüm noktasının tohumları bu gecede atılır.Kitabın sonlarında doğru Nehir mutluluğa ramak kala trafik kazasını yaşayınca 'EVET TAM BİR PEMBE DİZİ' olur bu romandan demedim dersem yalan olur.
Eğer sabırsızsanız kitapta yan karakterlere ayrılan fazla detaylardan dolayı sıkılabilir, ya da anlamaya bilirsiniz. Ama ben kitabı elime aldığımda bitene kadar elimden bırakmadım :)Son olarak, ülkemiz de 'Cadılar Bayramı' kutlanan yerlerin sayısının arttığını biliyordum. Kitapta da bununla ilgili bir bölüm var lakin kitaplar hele de okuyan tarafından beğenilirse bilinç altında her şekilde yer edeceği için yazarımızın bunu yapmamış olmasını dilerdim. Uzun vadede kültürümüze yerleşmesini istemediğimden belki de.
 Yazarın okuduğum diğer kitapları için : T I K L A Y I N

22 Ocak 2015

Tünel - Tim Weaver // Kitap Yorumu

Kitap Adı : Tünel

Orijinal İsim: Vanished

Yazar: Tim Weaver

Yayınevi: Ephesus Yayınları

Çevirmen: Süreyya Çalıkoğlu

Sayfa: 464

Baskı Yılı: 2014



ARKA KAPAK YAZISI

Milyonlarca Londralı için diğerlerinden farksız bir sabah.
Sam Wren için felaketin şafağı.
Samuel Wren, evden ayrıldıktan bir saat sonra metroya biner ve bir daha inmez.
Tanık yoktur. Güvenlik kameralarından hiçbir şey anlaşılmıyordur. Olayın üzerinden altı ay geçmiş olmasına rağmen, Sam hâlâ kayıptır.
Sam'in eşi Julia çaresiz kalınca David Raker'a başvurur. Raker kayıp kişileri bulmasıyla ün salmıştır. Onların nasıl düşündüğünü anlayabiliyor ve kayıp insanlar söz konusu olduğunda, herkesin saklayacak bir şeyleri olduğunu biliyordur.
Ama bu olayda, sırlar kimsenin tahmin bile edemeyeceği kadar derinlere inmektedir.
Raker polisin bile ona yalan söylediğinden şüphelenirken, birileri onun her adımını takip ediyordur. Birileri o gün, o tünelde neler olup bittiğini biliyordur.
Birileri, Sam'in sırlarının o tünelden çıkmasını engellemek için her şeyini verecektir.

Tünel kitabı Ephesus kalitesinden çıkmış olması ile beraber kitapları birbirinden bağımsız David Raker serisinin 3.romanıdır. Açıkcası ben bundan önceki iki kitabı okumadım bağımlı seri olmadığı için de bir eksiklik hissetmedim. Kapak tasarımından bahsedeceğim bende içeriğe hakikaten çok çok yakışmış içeriği yansıtan bir kapak...Dedektif David, eşini kaybetmiş kayıp insanları bulmaya çalışan bir dedektif.Bu romandaki kayıp ise Julia Wren'in 6 ay önce kaybolan kocası Samuel'dir. Samuel hergün yaptığı gibi metroya biner işe gitmek için...Ama bir daha inmez. Konu ile ilgilenen polis memur yeterince önemsemediği ve dava sonuçlanamadığı için Julia dedektifimize gelir. David, Samuel'i bulmayı kabul eder ve serüven başlar.
Romanın sayfaları ilerledikçe heyecanımın arttığını gizleyemeceğim. Bu tür kitapları pek okumayan birisi olarak merak alanım oldu. Ben de acaba ne oldu, şu olmuş olabilir mi diye tahminlerde bulundum. Benden dedektif olmazmış ama ona emin oldum. Fakat tam bir felaket tellalıyım :) bu tür kitapları pek okumadığımı söyledim ama okuduklarım arasında bu roman özel bir yer edindi. Çünkü, basit bir kurgu yok. Yani okurken sonunda şu olmuştur dediğim şeyler hep olmamış çıktı. Daha önce ise kitabın başlarında olayları çözdüğüm romanlara denk gelmişim demek ki ben hep. Kısacası kurgu iyiydi. Yabancı isim yığınları yoktu. Kimin kim olduğunu karıştırmıyordunuz yani okurken.
Sıradaki kitabını aklım not ediyorum...Okunulası.



2 Aralık 2014

VE IŞTE SONUNDA...

Merhabalar beni takip eden veya unutmayan ulaşan Arkadaşlarım. Çok ama çok uzun bir aranın ardından hemen her gün yazacak olan blog dünyasının naçizane fertlerinden birisi olan bendeniz tabletime blogger uygulamasını indirmenin sevincini can-ı gönülden yaşamaktayım 😄
Bakalım tabletten ilk yayınımız nasıl görünecek yani yazı stilimi falan becerebilecek miyim? 😄
Neler yazacağımı bilemedim ama kitap yorumlarıma Yarından itibaren başlıyorum.
Tüm Kitaplarını sırayla yorumladıktan sonra EPHESUS yayın evinin hangi kitaplarla ilerleyeceğiz ve kitap dışında neler paylaşacağım sizlerle 😄 ben de bilmiyorum ama kendi dünyamın bir parçası olan bloguma uğradığınız ve zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.

Not: Yazmaya başlıyorum. Ufak yollu . Dualarım herkese...

30 Eylül 2014

13)Dikkat Aşk Çıkabilir - Asude // Kitap Yorumu



Kitabın Adı :
Dikkat! Aşk Çıkabilir
Yazarı : Asude 
Tür : Romantik / Komedi
Sayfa Sayısı : 519
Yayınevi : Ephesus
ARKA KAPAK YAZISI
Birbirlerinden nefret eden iki insandı onlar Ama evlendiler!

Uslanmaz bir asosyal olan İlkimin hayatındaki tek amaç başarılı bir bilim kadını olmaktır. Onun modayla, makyajla işi yoktur ve gözlüğünün ardındaki dünyada ders notlarıyla mutludur. 



Evlenmek için hayallerinin profesörünü beklerken, karşısına tehlikeli, kaba, bilimden anlamayan, öfkeli bir işadamı çıkar. Martin Turner Bu Amerikalı adamla asla evlenmemesi gerektiğini bilse de, muhteşem kariyerinin anahtarının onun ellerinde olması işleri rayından çıkaracaktır.

Genç kız, ilk andan beri koşarak kaçmak istediği bu yakışıklı ve karanlık adama, hayatının tüm ideallerini çiğneyerek tutkuyla çekilirken, ilk kez gerçek bir kadın gibi hissetmeye başlar.

Ve genç adam, gizli çıkarları uğruna evlendiği bu kızı Amerikaya götürdüğü gün ondan kurtulma planları yaparken, sessiz karısı hayatının merkezine yerleşir. 
Aşk, nefreti gölgesi gibi takip ederken, bu nefretten bir aşk doğabilir mi? Peki ya sırlar açığa çıktığında gerçek aşk yalanlara direnebilir mi?


Benim Yorumum
Asude Hanım'ın okuduğum ikinci kitabını yorumlamaya kapağından başlayacağım. Kitabı okumadan pek bağdaştıramadığım allı süslü bir kapak gayet dikkat çekici idi. Ama okudukça tasarımcının hakkını vererek çalıştığını görmüş oldum. Kitaptaki can alıcı noktalardan üç tanesi kapağa yazılmış.

Absürt bir tesadüf ile karşılaşan İlkim ve Martin'in evliliğe mecbur kalmalarını sonra bu anormal ikili arasında beklenmeyen aşkın filizlenmesini yazarımız yine kendi üslubu ile anlatmış, aşkı komediyle birleştirerek.

Kendini okutturan kitaplar derim ben bazı kitaplarıma bu da onlardan oldu. Ben eğlendim Asude Hanım'ın her iki kitabını da okurken.
İlkim : ders delisi ve özellikle biyoloji meraklısı kocaman çerçeveli gözlükleri olan, Martin'le yolları kesişene kadar, bu hayatta yapmaktan memnun olduğu şeyin derslere çalışmak olduğuna inanan, a plus asosyal, ilk bakışta hiç bir görsel cazibesi olmayan, ayrılmış bir anne babanın tek evladı.
Martin : karanlık işlerle içli dışlı olan, kaba saba olduğu kadar yakışıklı ve mükemmel tonda mavi göz rengi olan uzun boylu, varlıklı bir adam.

Ders delisi kızımız Türkiye'nin önemli profesörlerinden birisini asiste etmektedir. Onda yarınki sınavın sorularının olduğunu bilen Gizem asosyal İlkim'i zorla bir bara davet eder. Sodasına mayhoşlaştırıcıbir madde koyulduğunu bilmeyen İlkim, bu barda en olmadık adama çarpar, Martin Turner'e.

Bu şekilde başlayan ikilinin hikayesi mecburi bir evlilikle resmen başlar. Martin, İlkim'i de alıp Amerika'ya dönmüştür. Kibar olduğu kadar söz dinlemez birisi de olan İlkim, disiplin ve otorite delisi Martin'i çileden çıkarır. 
İlkim'in tek amacı Stanford Üniversitesi'ne gitmek iken garip bir şekilde başlayıp garip bir şekilde ilerleyen ilişkisinde, eşinden Martin'den ne kadar uzak kalabilirdi ki?

Ve bu formalite evliliğin aşk evliliğine dönüşmesine kim şaşırmazdı ki?
Çirkinler Kraliçesi İlkim ve yakışıklılık abidesi Martin.

Olacak iş mi yahu!
Ama oldu işte :)

Aşkın gücü, Martin'in evlenmekteki esas ama gizli amacının açığa çıkması ile evliliğin devam etmesine yetecek miydi?
Ben bu soruların cevabını buldum :)
Darısı size.

(Yazarın okuduğum diğer kitabı Pabucumun Ajanı ile ilgili yorumum için B U Y R U N)





25 Eylül 2014

12)Kara Kış Beyaz Düş - Fatma Erdek // Kitap Yorumu


Kitabın Adı : Kara Kış Beyaz Düş
Yazarı : Fatma ERDEK
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Yayın yılı : Mart 2014
Sayfa Sayısı : 400

"O gece Selim'in gözlerinde, inanmak istemediğim gerçeği okumuştum. Bütün varlığıyla doğru söylüyordu. Bana karşı hissettiği yasak aşk, onun kıblesi olmuştu. Bu aşka ibadet ediyordu. Söyleyeceğim, yapacağım hiçbir şey bunu değiştiremezdi. Yaşamaya ya daölmeye, aldırmıyordu." Annesinin mutluluğu için, iki ateş arasında kalmış bir genç kız... Ortak bir kaderi paylaşan, iki yaralı yürek...
****************
Yazarın okuduğum bir diğer kitabı Melekler Zamanı hakkındaki yorumum için; B U Y R U N


Kaliteli işler çıkardığından hemen her okurun emin olduğu bir yayınevinden çıkan Kara Kış Beyaz Düş romanını kapaktan başlayarak yorumlamak istiyorum.
Kardelen çiçeği vardır bilir misiniz?
Kışın soğukluğuna, karın tüm zorluğuna rağmen inatla gün yüzüne çıkan, ihtişamıyla bir çok çiçeğin içinde en özellerinden olan. Kitabın kapağında işte bu narin ve bir o kadar da inatçı çiçek kullanılarak kitabın ismine atıfta bulunulmuş. İçeriği ile de ne kadar uyuştuğunu kitabı okuyunca gördüm. Normalde her kitabın arka kapak yazısını okurum ama bu kitap bu konuda benim için istisna oldu. Sanırım bunun nedeni ise yazarın Melekler Zamanı adlı kitabından memnun olduğumdan, yazarın kalemine duyduğum güvendi.
Bazen bir yudum nefes, bir avuç mavi ve bir tutam özgürlük, bir ömre bedeldir.
Benim Yorumum
Bir gecede okuduğum bir kitaptı. O an için ruhuma iyi gelmişti fazlasıyla, bırakamazdım elimden. Alıntılar yapmama nedenim de bu. Satırların arasında anlamlar yoktu. Diğer kitabı gibi yoğun bir anlatımı, durup durup okunulası uzun ve anlamlı cümleleri yoktu bu sefer yazarımızda.
Zaten şiir için bu imkan çok normalken romanda insan ister istemez akıcı olsun zihni yormasın istiyor. En azından zaman zaman.
Ama bu kitaptaki cümleler kısa olsa da her cümle mânâ yüklüydü, okuyucuya direk geçen.

Zeynep; mağrur duruşuna ve uysallığına rağmen hukuk okuyan genç bir kız. Annesi genç yaştan dul kalınca dıştan mükemmel ötesi görünen bir üvey baba ile büyümek zorunda kalan her türlü maddi imkanı bulabilen bir kız.
Selim; emekliliğini yaşayan, ziyadesiyle zengin, birtakım alışkanlıkları olan planlı, programlı kitabın ilerleyen sayfalarında şizofrenik davranışları olan ve Zeynep'e son darbeyi çok güzel yapan bir adam.
Güven; Zeynep'in üvey babamdan kaçabilme umuduyla geçici görev için gittiği Erzurum'da tanıştığı asker bir insan evlâdı.
Akgül; Zeynep'in Narman'da bulduğu benzer kaderlere sahip olduğunu düşündüğü kitapta geçmiş zaman ve şimdiki zamanla anlatılan Zeynep'in hayatının kırsal kesin versiyonudur. AmaAkgül'ün özeline inilmez, hep sırlıdır okurun anlayabileceği kadar sırlı sadece. Kitabın son sayfalarında bir ya da iki sayfada biraz açık şeyler bulabilirsiniz.

Zeynep'in hayatı anlatılıyor demiştik. Bölümler halinde bugün yaşadıklarının sebeplerinin neler olabileceği bir diğer bölümde geçiyor.
Zeynep üvey babasının tutucu davranışları ile hukuk okulunu bitirince annesinin hastalığından dolayı onu bırakmak içine sinmese de Selim'den uzaklaşmak uğruna Narman'da görev yaparken Güven ile tanışır. Karkız (Akgül) ile aynı evde yaşıyordu. Buna bir de Güven eklendi. Lakin Zeynep'in geçmişinin üzerindeki etkisinden dolayı bir takım sıkıntılar yaşarlar. Ve bundan sonrasında sizler için yorumlayabileceğim şeyler biter. Spoi vermemek adına susmam gerekir :)
Akgül'ü kurtarıp kurtaramadığını, eşiyle arasını düzeltip düzeltmediğini, Selim'in hazin sonunu ve kendisine neden şizofrenik dediğimi ve daha fazlasını kitabın satırları arasında bulabilirsiniz. 

''Son olarak az evvel beynimin ne kadar buhranlı ve dolu olduğunu gördüm. Fatma Erdek Hanım'a Güven yüzbaşı idi neden kitap biterken binbaşı dendi diye sordum. Yüz ile binden hangisinin büyük olduğunu beynim bu sıralar ters kodlamış.''

23 Eylül 2014

11) Pabucumun Ajanı - Asude // Kitap Yorumu


Kitabın Adı : Pabucumun Ajanı
Yazarı : Asude
Tür : Romantik - Komedi
Seri Sıralaması : 1 / 3
Yayınevi : Ephesus


Ben Deniz Akın; Fiyasko Birlik Başkanı, yirmi beş yaşında, babasının kızı, annesinin kız kurusu, ekonominin niteliksiz iş gücüyüm. Klasik bir dünyalı, yurdum insanı, fazlaca dağınık ve meteliğe kurşun değil, ancak palavra sıkan beş parasız biriyim.

Tuna Üstüner ise Enler listesinin zirvesinde bir yakışıklı, holdinglerin genç veliahdı, titiz ve disiplinli tam bir Kurumsal Kasıntı.
Ben bir enkazsam o bir saray, ben bir köleysem o bir kral, ben bir esintiysem o bir tufan.

Ve o benim hem felaketimin, hem de kurtuluşumun adı.

Bizim hikâyemiz nefretle başlayıp, şiddetle devam ederek, aşkla yol aldı. Beni şirketinden kovması hiçbir şey ifade etmiyordu, çünkü kanunlar bizi birbirimize mecbur bırakmıştı. Tuna her gün beni görecek ve ben her gün onun aşkıyla savaşacaktım. Bu aşk çıkmazının ortasında onu mahvetmek için tutulan bir ajan olduğumu ise çoktan unutmuştum.


Romantik komedi !
Bu kitapta bir Deniz karakteri var. Allah'ım o kadın bir harika...
Fazla olan özgüveni yüzünden çok sık başı belaya girse de bir şekilde sıyrılabilen kendini Himono Onna ( Yazar kitabının 23. sayfasında açıklamış bu kelimeyi. Himono Onna : Japonya'da kullanılan bir terimdir. İş hayatında ve dışarıda görüntüsüne dikkat etse de evinde tam bir pasaklı olan, dağınık aynı zamanda da evlenememiş kadınları ifade ederken kullanılır.) diye tanımlayan deli dolu ve işsiz bir bayan Deniz.
Güncel hayattan olayları veya kelimeleri kullanan yazarımız Asude gerçekten iyi iş çıkarmış. Facebook da bir fan sayfası olan Asude Hanım bu kitabının bir bölümünü sayfasında parça parça paylaşmış. Ben ise tamamını kitabından okudum.
Bir de Tuna Üstüner var. Yakışıklı denince akla gelen tüm özelliklere sahip ve bunun yanısıra yüklücede bir malvarlığı var.
Ben sizlere nasıl yollarının kesiştiğini söylemek istiyorum :)
Deniz iş aramaktan bitap düşmüş ve tamamen ümidini kesmiştir. Hatta büyük şirket sahibi patronlara o kadar sinirlenmiştir ki en son oturur bir CV yazar ve ilk gördüğü holdinge girer Ahmet Bey'in kuzeniyim diyerek kendini bir anda idare katında bulur.
Deniz Ahmet ismini sallamıştı ama en üst merci de birisinin ismini tutturmuştu.
Deniz'in CV'sini tüm patronlardan intikam almak için hazırlamıştı. Mesela o CV'den bir bölüm;
YABANCI DİLLERİşte benim uzmanlığım... Dünya üzerinde silinmiş, kullanılmayan Sanskritçe ve Latince, Uzay dili, Afrika Kabileleri Dili, henüz var olmayan Lanetusçe, Birleşmiş Milletler'in varlığını kabul ettiği resmî 192 ülkenin tüm şive ve lehçeleri dâhil bütün dilleri. Kuşdili, kedidili, ayrıca sizin gibi kibirli p.çlerin 'Beden Dili'ni de okuyabiliyorum. Ama bu dili henüz yazamıyorum.Umuyorum ki, sizi gözlemledikçe onu da yapacağım.
Varın devamını siz hesap edin :)
Bu Cv'ye ve kuzeni olmayan Ahmet gerçeğine rağmen Deniz işe girer.
Bir şekilde ayrılamaz Tuna ve Deniz ikilisi. Roman seyrettikçe Deniz'in sıradan bir bayanken hayatının nasıl şekillenip değiştiğini, ikilinin aşklarını ve esas bombayı bulabilirsiniz. Ben hem beğenerek hem de eğlenerek bir solukta okudum.
Bol okumalı günler dilerim hepinize.

Asude Hanım'a teşekkürler.