ephesus yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ephesus yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2015

Aşk Kanatları - Güneş Demirel // Kitap Yorumu


Kitap Adı: Aşk Kanatları

Yazar Adı: Güneş Demirel

Sayfa Sayısı: 464


Basım Yılı: 2014


Yayınevi: Ephesus Yayınları




Arka Kapak Yazısı
Bazı aşklar derin izler bırakır. Çekip gitmek yetmez unutmaya.

Kerem, gözlerinin içindeki ışıltıya yakalandığı an tutulmuştu Bade'ye… Bade aşktı… Hayattı… Nefesti… Ateşe dokunmaktı… Ona bakmak bile, ateşe âşık bir pervane gibi yanmayı kabul etmek demekti.

Bade her hücresiyle âşıktı Kerem'e… Hiç kimse onun gibi ürpertemezdi yüreğini, titretemezdi benliğini. Ancak Kerem'in korkuları, Bade'nin güvensizliği, ayrılığı davet etmişti aşklarına Ama ayrılmak, aşktan vazgeçmek değildi. Aşk bitmiyor, tutku dinmiyor, yürek söz dinlemiyordu…

Bade'nin yenemediği gururu ve vazgeçemediği inadıyla savaşabilecek miydi Kerem? Bir savaş mıydı ki aşk? Mutlu olmak için, diğer yarısının peşinden koşmalı mıydı insan? Susmak yerine, haykırmalı mıydı aşkı?

Duygusal olduğum zamanlarda bile okuduğum kitaplar beni ağlatmaz. Şimdiye kadar sadece Yüreğim Seni Çok Sevdi kitabını bitirirken ağladım. Bu kitabın sonlarında da bir iki damla aktı gözlerimden. Kendimi kitabın içine kattığım içindir sanırım.
Bade; üniversiteye başlamış, biraz donuk, içine kapanık, durgun bir karakterdir. Onun bu hali bir kişinin dikkatini çeker ve onun arkadaşı olmak için çabalar durur. En sonunda aralarından su sızmaz bir ikili olurlar.Gizem; Bade'nin ablalarına ek onlar kadar sevdiği arkadaşı, Bade'ye göre kızkardeşidir. Gizem de Bade'yi aynı şekilde sevmektedir. Kerem; Gizem'in abisi, kızlarla gönül eğlendiren yakışıklı bir genç. Ve romanı şekillendiren ana kahramanlardan.
Kerem Bade'ya aşık olmuştur. en başlarda kendisine bile kabul ettiremez ama kaçınılmaz gerçekten de saklanamaz. Kerem çok uğraştıktan sonra Bade'yi kendine aşık eder. Bu süreç kolay olmamıştır tabi. Bade, Kerem'e geçmişinden dolayı güvenmemekte haklıydı...
Velhasıl bizim çifte kumrular ilişkilerine başlarlar ama kötü bir tecrübe yaşamak zorunda kalırlar. Kerem okumak için İngiltere'ye gitmek zorundadır. Bade, Kerem'e doyamadan Kerem'in özlemiyle karşı karşıya kaldı. Bundan sonrasında daha da karmaşık bir hal alan olaylar yıllar sonra çözülebilecek miydi? 
Çünkü sonuçta Bade ilk ve tek aşkından ayrıldıktan yıllar sonra kızkardeşi Gizem'in düğünü için Türkiye'ye geliyordu. Gizem'in düğününde Bade olmasa olur muydu?
Evet . Bence okunulası bir kitap bu.

Aşık Kim? - Vefa Enver // Kitap Yorumu


Kitabın Adı:
Aşık Kim?
Yazarın Adı: Vefa Enver
Sayfa Sayısı: 552
Türü: Aşk
Baskı Yılı: 2014

Yayınevi: Ephesus
Arka Kapak Yazısı
Nehir; yirmi iki yaşına kadar ikiz kardeşi Irmak'ın ihtişamlı varlığının gölgesinde kalmış, sade ve duru güzelliğine tezat duygusal ve karmaşık kişiliğe sahip bir genç kız… "Biliyor musun, senin vakti gelince açacak bir gonca olduğunu düşündüm hep ve bence artık vakti geldi, Nehir. Bunu daha fazla uzatmanın anlamı yok. Kendine güvenmeli ve tüm güzelliğinle açmalısın. Ayrıca titreyip durmaktan da vazgeç. Bırak karşındakiler titresin."O iflah olmaz bir hayalperest, umutsuz bir romantik. Mükemmel erkeği bekleyecek kadar saf olmasa da, kendi için mükemmel olanı bekleyecek kadar inatçı ve kararlı… 

Bakışlarını gökyüzüne çevirip, umutla parlayan aya baktı. Ve kendi kendine mırıldandı. "Acaba bir gün kendi peri masalımın başrolünü oynayacak mıyım?" Fakat konu erkekler, daha doğrusu Mert olduğunda, tam anlamıyla inatçı ve sivri dilli cadının teki oluyor…"Ne kadar edepsizsiniz, Mert Bey!" "Elimde değil Nehir Hanım, sizi görünce edepli halimden eser kalmıyor!"

Mert; istediğini elde etmeye alışmış, genç, hırslı ve başarılı bir iş adamı. Aşka inanmayıp, evliliği aileler arasında bir çeşit iş anlaşması olarak görüyor... Evlilik, Mert için görevden başka bir şey olmayacaktı. Asla aşk evliliği yapmayacağını biliyordu. Zamanı geldiğinde, çıkarları doğrultusunda en uygun seçimi yapacağından şüphesi yoktu. Yine de önünde Nehir'e doyacağı uzun bir süre vardı. O, âşık olduğu kadına sahip olmak için her şeyi göze alabilecek derecede çılgın, ama onunla evlenmek istemeyecek kadar katı mantıkla hareket eden bir erkek…

"Ah, yani âşık olacak kadar özelim ama evlenecek kadar değil. Öyle mi? Neden? Yeterince zengin olmadığım için mi?" Mert'in Nehir'den vazgeçmeye niyeti yok. Nehir'in ise mükemmelden daha azına razı olmaya… Aşk, tutku, iniş ve çıkışlarla dolu bu ilişkideki çekişmeleri sonlandıracak hangisi olacak dersiniz? Aşk mı, mantık mı?

Nehir ve Irmak adında çift yumurta ikizlerinin ana kahramanı olduğu ama kitabın daha çok Nehir'e yöneldiği bir aşk romanı...
Nehir; esmer güzeli, özgüven eksikliği olan, anlayışlı, naif, mağrur bir aşk kızı. Evleneceği adam hayatının aşkı olmalı... Gönül eğlendirmek ona göre değil. 22 yaşına kadar hiç sevgilisi olmamış olmasından bunu çıkarabiliriz.
Irmak; beyaz tenli, evin küçük prensesi. Tuttuğunu koparan, zeki ve uyanık kız.
Mert; playboy gibi görünen ama özünde çocukluğunda yaşadığı sıkıntılardan dolayı aşktan korkan zengin bir ailenin tek oğlu. Buna rağmen başarısını kendi azmi ve zekiliği sayesinde elde etmiş yakışıklı bir genç.
Sezin; Nehir'in en yakın arkadaşı. Irmak'a mağlubiyetinin doğuştan olduğuna inanan arkadaşının özgüven deposu diyebilirim sanırım. Irmak'ın Nehir'e karşı tutumlarında sivri dilli olup Irmak tarafından veya başkaları tarafından Nehir'e gelen her türlü olumsuz eleştiriyi savuşturan kişi.
Oğuz; ikizlerin kuzeni.
Hikayemiz, Oğuz'un sevgilisi Beren, ikiz kuzenleri ve Sezin'i alıp hafta sonu boyunca devam edecek Mert'in düzenlediği yılbaşı partisi için arabada geçen konuşmalarıyla başlar.Bu konuşma abartılıydı sanki. Yani Irmak ve Sezin, partide olacak erkekleri paylaşıyorlardı. Kim kimi kapacak tarzında konuşmalar.Pembe dizi tadında ilerleyen kitapta yılbaşı partisinin maskeli olmasından mütevellit kimin kim olduğu kimin kimle ilgilendiği belli değilken, Oğuz gecenin sürprizini yapar.Ve bizim müzmin bekar Nehir'in hayatının dönüm noktasının tohumları bu gecede atılır.Kitabın sonlarında doğru Nehir mutluluğa ramak kala trafik kazasını yaşayınca 'EVET TAM BİR PEMBE DİZİ' olur bu romandan demedim dersem yalan olur.
Eğer sabırsızsanız kitapta yan karakterlere ayrılan fazla detaylardan dolayı sıkılabilir, ya da anlamaya bilirsiniz. Ama ben kitabı elime aldığımda bitene kadar elimden bırakmadım :)Son olarak, ülkemiz de 'Cadılar Bayramı' kutlanan yerlerin sayısının arttığını biliyordum. Kitapta da bununla ilgili bir bölüm var lakin kitaplar hele de okuyan tarafından beğenilirse bilinç altında her şekilde yer edeceği için yazarımızın bunu yapmamış olmasını dilerdim. Uzun vadede kültürümüze yerleşmesini istemediğimden belki de.
 Yazarın okuduğum diğer kitapları için : T I K L A Y I N

22 Ocak 2015

Tünel - Tim Weaver // Kitap Yorumu

Kitap Adı : Tünel

Orijinal İsim: Vanished

Yazar: Tim Weaver

Yayınevi: Ephesus Yayınları

Çevirmen: Süreyya Çalıkoğlu

Sayfa: 464

Baskı Yılı: 2014



ARKA KAPAK YAZISI

Milyonlarca Londralı için diğerlerinden farksız bir sabah.
Sam Wren için felaketin şafağı.
Samuel Wren, evden ayrıldıktan bir saat sonra metroya biner ve bir daha inmez.
Tanık yoktur. Güvenlik kameralarından hiçbir şey anlaşılmıyordur. Olayın üzerinden altı ay geçmiş olmasına rağmen, Sam hâlâ kayıptır.
Sam'in eşi Julia çaresiz kalınca David Raker'a başvurur. Raker kayıp kişileri bulmasıyla ün salmıştır. Onların nasıl düşündüğünü anlayabiliyor ve kayıp insanlar söz konusu olduğunda, herkesin saklayacak bir şeyleri olduğunu biliyordur.
Ama bu olayda, sırlar kimsenin tahmin bile edemeyeceği kadar derinlere inmektedir.
Raker polisin bile ona yalan söylediğinden şüphelenirken, birileri onun her adımını takip ediyordur. Birileri o gün, o tünelde neler olup bittiğini biliyordur.
Birileri, Sam'in sırlarının o tünelden çıkmasını engellemek için her şeyini verecektir.

Tünel kitabı Ephesus kalitesinden çıkmış olması ile beraber kitapları birbirinden bağımsız David Raker serisinin 3.romanıdır. Açıkcası ben bundan önceki iki kitabı okumadım bağımlı seri olmadığı için de bir eksiklik hissetmedim. Kapak tasarımından bahsedeceğim bende içeriğe hakikaten çok çok yakışmış içeriği yansıtan bir kapak...Dedektif David, eşini kaybetmiş kayıp insanları bulmaya çalışan bir dedektif.Bu romandaki kayıp ise Julia Wren'in 6 ay önce kaybolan kocası Samuel'dir. Samuel hergün yaptığı gibi metroya biner işe gitmek için...Ama bir daha inmez. Konu ile ilgilenen polis memur yeterince önemsemediği ve dava sonuçlanamadığı için Julia dedektifimize gelir. David, Samuel'i bulmayı kabul eder ve serüven başlar.
Romanın sayfaları ilerledikçe heyecanımın arttığını gizleyemeceğim. Bu tür kitapları pek okumayan birisi olarak merak alanım oldu. Ben de acaba ne oldu, şu olmuş olabilir mi diye tahminlerde bulundum. Benden dedektif olmazmış ama ona emin oldum. Fakat tam bir felaket tellalıyım :) bu tür kitapları pek okumadığımı söyledim ama okuduklarım arasında bu roman özel bir yer edindi. Çünkü, basit bir kurgu yok. Yani okurken sonunda şu olmuştur dediğim şeyler hep olmamış çıktı. Daha önce ise kitabın başlarında olayları çözdüğüm romanlara denk gelmişim demek ki ben hep. Kısacası kurgu iyiydi. Yabancı isim yığınları yoktu. Kimin kim olduğunu karıştırmıyordunuz yani okurken.
Sıradaki kitabını aklım not ediyorum...Okunulası.